“Türkiye, ilkel insanların uygar insanları itip kaktığı, baskı altına aldığı, tehdit ettiği, aşağıladığı, zulüm ve işkenceye tabi tuttuğu bir dönemi yaşıyor!”
Öymen,
Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “İBB davası ve muhalefet” başlıklı yazısında
İstanbul Büyükşehir Belediyesi hakkında bir yargı süreci değil, açık bir darbe
süreci olduğunu ve bu sürecin daha önce yaşanan Ergenekon ve Balyoz gibi sahte
dava süreçlerinden bir farkı olmadığını kaydetti.
İstanbul
Büyükşehir Belediyesi davasında yaşananların bir hukuk rezaleti olduğunu
vurgulayan Prof. Dr. Örsan Öymen, “HTS kayıtlarına göre bir kişinin İstanbul’da
yaklaşık bir dakika içinde üç farklı ilçede bulunarak doğa yasalarını ters yüz
etmesinden tutun, rüşvet iddiasında bulunduğu iddia edilen itirafçı sanıkların
rüşveti görmediklerini itiraf ederek iftiracı konumuna düşürülmelerine kadar
birçok hukuk rezaleti yaşandı. Buna ek olarak hâkimlerin tecrübesi az olan
kişilerden seçilmesi, sanıkların hâkimler ve savcılar tarafından azarlanmaları,
bir jandarma ordusu tarafından kuşatılmaları, söz almalarının engellenmesi de
ortada gerçek ve adil bir yargı sürecinin bulunmadığının göstergeleriydi. AKP
ve MHP’nin bu davanın TRT’de kesintisiz ve canlı yayımlanmasını bu hafta
içerisinde bir kere daha engellemelerine şaşırmamak gerekiyor. Bu duruşmalar
yayımlansa AKP ve MHP ciddi bir oy erozyonuna uğrardı.” görüşünü paylaştı.
Prof. Dr.
Örsan Öymen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi hakkında bir yargı süreci değil, Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı
seçilmesinin engellenmesini ve AKP iktidarının devam etmesini hedefleyen bir
darbe sürecinin olduğunu belirtti. CHP’nin buna göre bir muhalefet yapmasını
öneren Öymen, “Darbecilere karşı sabahtan akşama kadar işin doğrusunu anlatarak konuşmanın ve koşturmanın, sanki bir hukuk devleti kalmış gibi hukuki
akıl yürütmeler geliştirmenin, sanki ahlaki değerlerin ne olduğunu umursayan
bir iktidar varmış gibi ahlaki değerlerden söz etmenin, sanki özgür ve serbest
seçimler yapılacakmış gibi seçim kazanmaya dair umutlar dağıtmanın, seçim
mitinglerini andıran sınırlı katılımlı, haftalık rutin mitingler düzenlemenin
bir etki yaratmadığı açıktır. Bu nedenle diğer muhalefet partileri ve halkla birlikte
sonuç almaya yönelik, yeni ve somut bir eylem planı geliştirip uygulanmalıdır. Bir
darbe gerçekleştiği açıklandıktan sonra darbe yokmuş gibi muhalefet yapılamaz!”
ifadelerini kullandı.