İzmir Barosu: Halk TV’ye kayyum atanması ve yayınının durdurulması toplumun haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne yönelik ağır bir darbedir!

İzmir Barosu, Halk TV’ye yönelik polis baskını, kayyum atanması ve televizyon yayınının durdurulmasının yalnızca bir basın kuruluşuna yönelik müdahale değil, toplumun haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne yönelik ağır bir darbe olduğunu belirtti.
İzmir Barosu: Halk TV’ye kayyum atanması ve yayınının durdurulması toplumun haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne yönelik ağır bir darbedir!

İzmir Barosu, kamuoyuna yaptığı açıklamada bir basın kuruluşunun polis ablukasına alınmasının, gazetecilerin çalıştıkları binaya girişlerinin engellenmesi ve yayın faaliyetinin durdurulmasının demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını kaydetti.

Suç iddialarının elbette soruşturulabileceğini belirten İzmir Barosu, “Ancak ceza soruşturmaları, basın kuruluşlarını susturmanın, yayın politikalarına müdahale etmenin ve eleştirel gazeteciliği işlevsiz bırakmanın aracına dönüştürülemez. Henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı dahi bulunmaksızın uygulanan tedbirlerin fiilen bir cezalandırmaya dönüşmesi kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.

İzmir Barosu, Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleriyle güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğünün yalnızca iktidarı destekleyen düşünceler için değil, iktidarı eleştiren, sorgulayan ve kamuoyunu bilgilendiren yayınlar için de var olduğunu vurguladı.  

Basın özgürlüğünü ortadan kaldıran uygulamaların karşısında olduğunu belirten İzmir Barosu, “Kayyum kararının ve yayın yasağı niteliğindeki müdahalelerin hukuka uygunluğunun derhal ve etkili biçimde denetlenmesi, gazetecilerin çalışmalarının önündeki engellerin kaldırılması ve yayın özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiğini kamuoyuna ilan ediyoruz. Hukuk, susturmanın aracı, yargı basını hizaya getirmenin yöntemi olamaz. Halkın haber alma hakkı engellenemez.” değerlendirmesini yaptı.

ekonomikguc.com