Hazine’yi tam takır kuru bakır yapan iktidar, can simidi olarak İşsizlik Sigortası Fonu’na tutunmaya çalışıyor!

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre geçtiğimiz yılın ilk 5 ayında Hazine’nin nakit açığı 838 milyar TL (giderleri gelirlerinden 838 milyar TL fazla) iken bu yılın aynı döneminde söz konusu açık 1,1 trilyon TL’ye yükseldi. Hazine meteliğe kurşun atınca iktidar, geliri büyük ölçüde işçi ve işverenin ödediği sigorta primlerinden oluşan İşsizlik Sigortası Fonu’ndan gelir kullanım oranını 2026 yılı için %30’dan %50’ye çıkardığını ve bu artışla ekonomiyi canlandırmaya çalışacağını duyurdu.
Hazine’yi tam takır kuru bakır yapan iktidar, can simidi olarak İşsizlik Sigortası Fonu’na tutunmaya çalışıyor!

3 Temmuz’da Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararında söz konusu artışla istihdamın artışının ve korunmasının hedeflendiğini kaydedildi. AKP iktidarı, 14 Temmuz 2025 tarihinde de yine Resmi Gazete’de yayımlanan kararla 2025 yılı için İşsizlik Sigortası Fonu’ndan kullanılabilecek gelir oranını %30’dan %50’ye yükseltmişti. Ne var ki geçen yılın temmuz ayında %29,6 olan geniş tanımlı işsizlik oranı bu yıl mayıs ayında %31’e, söz konusu aylarda dar tanımlı işsizlik oranı ise %8’den %8,2’ye yükseldi.

 

Öte yandan, DİSK-AR, 13 Ocak 2026’da yayımladığı “İşsizlik Sigortası Fonu işveren yağma fonu oldu!” başlıklı araştırma bülteninde İşsizlik Sigortası Fonu’nun AKP hükümetleri döneminde giderek bir işveren destek fonuna dönüştüğüne dikkat çekmişti. 2016 yılında İşsizlik Sigortası Fonu’nun giderleri içinde işsizlik sigortası ödemelerine ayrılan pay %37,4 iken 2025 yılında %31,7’ye düştüğü, buna karşın söz konusu yıllarda işverenlere aktarılan payın %20,3’ten %49,4’e yükseldiği bildirilmişti.

 

DİSK-AR’ın raporunda AKP iktidarı döneminde İşsizlik Sigortası Fonu’nun asıl işlevinin işsizlik ödeneği sağlamaktan çıktığı vurgulanarak, “İşsizlik Sigortası Fonu’nun işveren destek fonuna dönüşmesi, fonun kuruluş amacı ve sosyal devlet ilkesiyle çelişmektedir. Nitekim işsizlik ödeneğinden yararlanma koşulları nedeniyle işsizlerin ezici çoğunluğu işsizlik ödeneğinden yararlanamamaktadır. TÜİK ve İŞKUR’un 2025 yılı kasım ayı verilerine göre 3 milyon 98 bin resmi işsizden yalnızca 502 bin 425’i işsizlik ödeneğinden yararlanabilmiştir. Böylece işsizlerin %83’8’i (2,5 milyon kişi) işsizlik ödeneğinden yararlanamamıştır. İşsizlik ödeneğinden yararlanabilen işsizlerin oranı sadece %16,2’dir. İşsizlik ödeneği işverenlere kaynak olarak değil işsizlere destek olarak kullanılmalı ve işsizlik ödeneğinden yararlanma koşulları kolaylaştırılmalıdır.

 

DİSK-AR’ın söz konusu raporu İşsizlik Sigortası Fonu’na ilişkin bir başka çarpıcı gerçeği daha ortaya çıkarmıştı. Buna göre Fon, işsizlere destek sağlamak yerine mali varlığının %75,9’uyla (476,7 milyar TL) devlet tahvili almış, %24,2’sini (151,8 milyar TL) ise mevduat hesaplarına yatırmıştı. Raporda bu duruma ilişkin olarak, “İşsizlik Sigortası Fonu’nun kaynakları uzun vadeli devlet tahvillerine yatırılarak fon, AKP hükümetleri tarafından ucuz iç borçlanma kaynağı olarak kullanılmış durumdadır.” değerlendirmesi yapılmıştı.

 

ekonomikguc.com