“Bir gün TÜSİAD’ın başkanlarını savunacağım aklımın ucuna gelmezdi! Başkanlara verilen cezanın asıl amacı bambaşka!”

Gazeteci Mustafa Mutlu, TÜSİAD’ın önceki Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras’ın aldığı hapis cezalarını eleştiren köşe yazısında, “Bir gün TÜSİAD’ın başkanlarını savunacağım aklımın ucuna gelmezdi. Bunu da yaşadım ya, artık hiçbir şeye ‘O kadar da olmaz’ demem!” ifadelerini kullandı.
“Bir gün TÜSİAD’ın başkanlarını savunacağım aklımın ucuna gelmezdi! Başkanlara verilen cezanın asıl amacı bambaşka!”

Mutlu, Korkusuz gazetesinde yayımlanan “Hangisi yanlış?” başlıklı yazısında Orhan Turan ve Ömer Aras’ın geçen yıl 13 Şubat'ta TÜSİAD'ın genel kurulunda yaptıkları konuşmalar nedeniyle 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası aldığını kaydetti. İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nin Turan ve Aras’ın bu konuşmalarıyla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu işlediğine hükmettiğini belirtti.

 

Gazeteci Mustafa Mutlu, “Peki, nasıl işlemişler bu suçu? Ne demişler de halkı yanıtlamışlar?” diye sorarak Orhan Turan ve Ömer Aras’ın genel kurulda yaptıkları konuşmada söyledikleri aşağıdaki sözleri paylaştı. 

 

-Son dönemde yaşanan gelişmeler toplumda derin endişe yaratıyor.

 

-Seçilmiş belediye başkanları görevden alınıyor, yerlerine kayyum atanıyor.

 

-Bir siyasi parti liderinin (Ümit Özdağ) hakkında önce soruşturma başlatılıyor, sonra farklı bir nedenle tutuklanıyor.

 

-Tüm sorunların temelinde hukuka olan güvenin sarsılması yatıyor. Modern devletin temelinde hukukun üstünlüğü vardır. Burada sorun varsa her yerde sorun çıkar.

 

-Kartalkaya’da 78 kişi yanarak öldü. Yangın çıkabilir ama 78 kişi ölmez. Ölüyorsa nedeni usulüne uygun yapılmayan binalar ve denetimsizliktir.

 

-İliç’teki altın madeninde 9, Soma’da 301 kişi hayatını kaybetti. Tüm bu ölümlerin arkasında tesis sahiplerinin yönetmeliklere uygun yatırımları maliyet nedeniyle yapmaması ve denetim eksikliği var.

 

-Tutukluluk hali istisna değil kural hâline gelmiştir. Kişiyi bir gün dahi olsa özgürlüğünden mahrum edecek tutuklama ve adli kontrol kararlarının ne denli titiz verilmesi gerektiğini yıllar sonra gelen tahliyelerde, beraat kararlarında görüyoruz.

 

-Mehmet Şimşek’in ekonomi programına destek veriyoruz ama her şey yolunda değil. Enflasyonla mücadelenin hızlanması gerekiyor. Artık daha hızlı netice almalıyız. Yoksa stres birikiyor.

 

-İhracatçı kan ağlıyor. İthalatın cazibesi artıyor. Başka ülkelerde hammaddeyi daha ucuza alan, krediye daha ucuza erişen rakiplerimizle nasıl rekabet edebiliriz?

 

-Kamunun da özel sektör şirketleri ve vatandaşlarımız gibi eşit düzeyde kemer sıkması şart.

 

-Disiplinsizlik suçuyla teğmenler hakkında ihraç kararı alınıyor fakat deprem, yangın, taciz, kadın cinayeti, iş kazası gibi kamuoyunda infial yaratan nice olayda ya suçlular bulunmuyor ya da kısa sürede serbest kalıyor.

 

-Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, şirket kurmaktan daha kolay hâle geldi.


Gazeteci Mustafa Mutlu, Orhan Turan ve Ömer Aras’a ait bu sözleri paylaştıktan sonra, “Elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin. Bu eleştirilerin, durum tespitlerinin hangisi yanlış! Hangisinde yanlış bilgi alenen yayılıyor? Bana göre asıl amaç TÜSİAD’ı susturmak. ‘Zaten herkes konuşup eleştiriyor, bir de sen çıkma’ demek. 1 yıl 3 ay 18 günlük ceza da bu anlama geliyor. ‘Eğer 5 yıl içinde bir daha konuşursan, yanarsın. Sus ve ortalığı karıştırma!’ deniyor.” değerlendirmesini yaptı.